28 Temmuz 2010 Çarşamba

Luksa Andric Galatasaray'da


2.10 boyunda El tecrübesine sahip 25 yaşındaki pivot ile Galatasaray iki yıllık sözleşme imzalamış. Sözleşmenin iki yıllık olması Galatasaray'da yeni bir basketbol yapılanması olduğunu gösteriyor. Herşeyden çok buna sevindiğimi belirtmem gerek.


Andric 4-5 senedir bildiğim bir oyuncu. Vujcic ayarında bir oyucnu olmasını bekliyordum ama düşündüğüm sıçramayı yapamadı. Gerçi uzun oyuncular geç olgunlaşır, geç meyve verir varsayımından hareket edersek önemli bir transfer olduğunu söyleyebiliriz.


Öncelikle bu transferi, oyuncunun pek de bilinmeyen bir özelliği ile değerlendirmek istiyorum. Andric'in blokcu olduğu, dışardan dönem dönem iyi şut atabildiği, kalıbına oranla hızlı ve çabuk olduğu, low post'tan oyunu olduğunu EL izleyicileri zaten bilirler. Bence bu oyuncunun en önemli özelliği (kanımca Mahmudi'nin de bu oyucnuyu transfer etme nedeni) neredeyse Prkacin ayarında pas verme yeteneğine sahip olması ve top sürebilmesidir.


Mahmudi, hem savunmada sert hem de hücumu üzerinden oynatabileceği bir uzun oyuncu arıyordu. Bu anlamda istediği özelliklere sahip bir oyuncuya kavuşmuş oldu. Zaman zaman aldığı ucuz fauller nedeniyle alabileceğinden çok daha az süre aldığının altını çizmemiz gerekir. kanımca EL'de en çok faul yapan oyunculardan birisidir. 4,3 faul ortalaması ile oynaması bunu gösteriyor. Tabi bu kadar çok ve ucuz (akılsız) faul yapan oyuncu ile Mahmudi arasındaki diyalogların pek hoş olmayacağını söylemek mümkün.


Son tahlilde bunun iyi bir transfer olduğunu düşünüyorum. Uzun vadeli bir plan olması bile çok önemli. Bu nitelikteki transferler ile ligimizin kalitesinin de artacağını düşünüyorum.


8 Temmuz 2010 Perşembe

Lavrinovic ve Raduljica: Transfer Politikasındaki Değişim

Lavrinovic Avrupa basketbolunun önemli uzunlarından birisi. Özellikle Avrupa'da oynayan uzunların NBA'e gitmeleri ile kaliteli uzun bulmak gerçekten zor bir iş. Bu anlamda Fenerbahçe klübünü böyle önemli bir transfer nedeniyle tebrik etmek gerekiyor.
Raduljica benim için Lavrinovic'den bile daha değerli bir transfer. Transfer haberinin gerçekleştiğini (resmi açıklama henüz gelmedi) ilk Maliano'nun twitter hesabından duydum. Daha önce transferin gerçekleşmemesi nedeniyle oyuncuyu alamadığımızı düşünüyordum. Ama efes işi bitirmiş her halde. Avrupa basketbolunu yakından takip eden Maliano'nun Raduljica'ya ilişkin yorumu "çok güçlü ve sert" bir oyuncu. Güçlü kısmına katılmakla birlikte izlediğim Raduljica'nın savunma konusunda zaafları olduğunu düşünmüştüm. Post-up oyunu oldukça başarılı. Tabiri caizse uzun oyuncu doğrusu kısa oyuncudan biraz daha geç pişer. Şu an için şutu çok istikrarlı olmasa da ileride orta mesafede daha istikrarlı bir şutör olacağını söylemek mümkün. Fiziğine oranla çabuk br oyuncu olduğunu söylemek lazım.
Efes'in uzun rotasyonu tamamlanmamış olsa da şu an için Raduljica, Dudley ve Kerem Gönlüm'ün takımın uzun rotasyonunun önemli halkalaları olduğunu söylemek mümkün. Doğrusunu isterseniz bu rotasyona bence en az iki büyük isim eklemek gerekli. El düşünüldüğünde Raduljica Dudley ve Kerem yedek olarak iyi oyuncular ama hedef F4 ise daha büyük isimlerle anlaşmak gerekir.
Bu transferin 5 yıllık olduğu söyleniyor. NBA ihtimali olan böyle genç oyuncular ile uzun vadeli kontrat yapmak akıllıcadır. Daha da önemlisi Efes'i uzun vadede kapanmayacağına dair umutlarımız da böylesi uzun vadeli kontratlar ile artıyor.
Gelelim koç/klüp stratejisine. Doğrusu Fenerbahçe Tanjevic yönetiminde Türkiye'nin en değerli genç 3 uzun oyuncusuna sahipti. Hatta 4 bile diyebiliriz. Semih, Oğuz, Ömer ve Enes. Oğuz'u ve Semih'i ümit takımlarından beri takip ederiz. Doğrusunu isterseniz bu oyuncuların (enes'i ayıralım) çok gelişme kaydetmediklerini söylemek mümkün. Beklenen düzeye gelemediler. Bu oyunculara dayalı takımın hedefi 2010'da Avrupa şampiyonluğu idi. Hedef gerçekleşmedi ama gerçekleşmeme nedeni tek başına bu oyuncuların kaydedemedikleri gelişme değildi. Vidmar yerine Lavrinovic olsaydı, gricek yerine sakat olmayan büyük bir oyuncu alınsaydı, ukic sezonun başından beri olsaydı. Kısacası genç oyuncularla önemil tecrübeli oyucnular iyi harmanlansaydı Avrupa'da ses getirmek mümkün olabilirdi. Bu yapılmadı.
Bu dört genç önemli uzundan 3'ü kaybedildi. Ayrıca Vidmar'da gönderildi. Lavrinovic ve Kaya alındı. Bir önemli uzun oyuncu daha alınacak. O transferden sonra genel değerlendirmeye geçebiliriz. Ancak Fenerbahçe'nin transfer politikasında bir değişiklik olduğunu söyleyebiliriz. Şöyle ki geçmiş yıllarda Oğuz, Semih, Vidmar gibi genç oyunculara yönelen takım bu sene tecrübeli oyuncuları hedefliyor. Uzun vadeli planların tutmaması dolayısıyla kısa vadede başarı peşinde koşuluyor. Bu strateji bence Elinizde genç yetenekler varken onlarla birlikte başarıya koşmak gerekirdi. Yeni sistemin eksikliği olarak uzun vadeli bir planın olmadığı söylenebilir. Kısa vadeli başarılar uğruna "kalıcı" başarılar feda edilebilir mi? Ben Fenerbahçe'Nin stratejisinin doğru olduğunu düşünüyorum. Aydın Örs faktörünün önemli olduğuna inanıyorum. Furkan transferine ilişkin Fenerbahçenin teklifi uzun avdeli bir düşünce olduğunu da bize gösteriyor. Biz Furkan'ı alalım ama bir sene daha takımında oynasın şeklindeki teklif Fenerbahçe'nin genç oyucnular konusundaki yeni tutumunu gösteriyor. Bence doğruyu sonunda yakaladılar ama buna ulaşana kadar Semih, Ömer ve Enes'i kaybettiler. Kısacası Örs yerine yapılan Tanjevic tercihi bunu ortaya koymakta.
Olayın iç yüzünü bilmemekle birlikte Aydın Örs'ü de bir bağlamda eleştirmek mümkün olabilir. Tanjevic zamanında aynı görev Örs'e teklif edilmişti ama o bunu kabul etmemişti. Şimdi kabul etti. Tanbjevic, Spahija, Örs ve zaman dörtgeninde bir yerlerde bu sorunun cevabı mutlaka vardır...
Son tahlilde hem Efes'in hem de Fenerbahçe'nin doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Umarım kalan transferleri ile her iki takımımız önümüzdeki sene dördüncü torbanın daha üstlerinde yer alacakları bir kadroya ve dereceye sahip olabilirler...

28 Haziran 2010 Pazartesi

Wisniewski ve Efes

Rako twitter hesabından Efes'in wisniewski ile ilgilendiğine dair bir duyumunu paylaşmış. Bence iyi transfer olur. hem 1 hem de 2 numarada oynayabilir. Savunması da fena edğil. Şutu oldukça iyi ve penetre edebiliyor. Beklenen düzeyde bir oyuncu olmasa da yararlı olacağını düşünüyorum. Oyun kurucu peşinde olmaları bile doğrusu beni heyecanlandırıyor.

22 Haziran 2010 Salı

Tebrikler Marsel


Basketboldan sonra izlemekte en keyif aldığım spor dalı tenistir. Oynamaktan en çok keyif aldığım spor da tenis... Faruk'la benim tenis geçmişimizi anlatsam roman olur. Neyseki roman yazacak havada değilim.


Marsel İlhan'da belki roman yazmadı ama tarih yazdı. Türkiye tenis tarihinde bir ilk daha gerçekleştirdi. 2-0 geriye düştüğünde acaba olmayacak mı sorusu akıllara geldi ama seti 2-1'e getiriken sergilediği oyunu görünce bu iş oldu dedim. Marsel hem servislerdeki etkinliği hem de etkili forehand vuruşları ile rakibini adeta sahadan sildi.


İzlediğim Marsel her turnuvada oyunu üzerine bir şeyler ekliyor. İleride daha da iyi bir Marsel izleyeceğimizi düşünüyorum. Marsel'in başarısının Türkiye'deki amatör sporlar ve sporcular için önemli bir teşvik olacağını düşünüyorum. Amatör sporcular için önemli bir kapı aralanıyor. Zorluklar içinde memleketi temsil etmeye çalışan Marseller, Denizler, İpekler, Tubalar ve diğerlerinin başarılarını bu sayfalarda alkışlamak ümidiyle...

21 Haziran 2010 Pazartesi

Perasovic Aranan Koç mu?

Perasovic Efes Pilsen'de. Hayırlı olmasını dileyelim. Son dönemin yıldızı parlayan koçlarından. İspanya'daki kariyerinden sonra (tau haricinde pek de iyi değildi) memleketine dönerek Cibona'yı çalıştırdı.
Obradovic, Kunter, Represa gibi isimler daha iyi olabilirdi ancak bunun önemli bir değişim olduğunu da söylemek için müneccim olmaya gerek yok.
Perasovic tercihi ile Efes Amerikalı değil Avrupalı oyunculara yönelecektir. Efes'in basketbol felsefesine daha uygun bir takım kurulacağını umuyorum.
Daha sert bir Efes izleyeceğimizi de söyleyebiliriz. Yapılacak transferlerden sonra daha ayrıntılı yorum yaparız. Hayırlı olması dileğiyle

19 Haziran 2010 Cumartesi

Serhat Çetin Beşiktaş'ta


Serhat Çetin kariyeri için önemli bir adım attı. Fenerbahçe'de süre aldığında önemli işler yapan Serhat gerekli süreleri alamamış ve beklenen gelişimi bir türlü gösterememişti. Beşiktaşın dar rotasyonunda aldığı süreleri çok iyi kullanarak seneye çok daha iyi kontratlar elde edeceğini düşünüyorum. Hem Beşiktaşa hem de Serhat'a hayırlı olması dileğiyle

17 Haziran 2010 Perşembe

Oyun Kurucu Transferleri: Tutku-Cüneyt-Engin


Birer gün ara ile önemli yerli oyun kurucularımızın transfer olduğunu gördük.


Üç sene öncenin en değerli oyun kurucusu idi Tutku. Ama bir türlü milli formayı giyememişti. Tutku hem penetre eden hem de vasat üstü şutu olan iyi bir oyuncu. El Amin'in telekom'a gelmesi ile performansı düşmüştü. Sonrası ise sakatlıklarla boğuştu ve eski performasına bir türlü ulaşamadı. Nasıl bir Tutku izleyeceğimiz ve Mahmudi sistemi ile ne kadar uyumlu olacağı doğrusu endişe verici olsa da Engin'den sonra isim bazında olabilecek en iyi seçim gibi gözüküyor.


Temas alarak fazlaca faul yaptıran kimliği ve itirazcı yapısı nedeniyle bana çok sempatik gelmeyen bir oyun kurucudur. Ama etkili şutları, penetresi ve asistci ve top çalma yeteneklerini de önemli bulurum. Mahmudi savunmada onun daha agresif olmasını isteyecek hücumda ise duygularından ziyade aklıyla oynamasını isteyecek. işte o anlarda Mahmudi ile diyaloğunun nasıl gelişeceğini doğrusu merak ediyorum.


Cücü yeniden İstanbul'da. Doğrusu Beşiktaş seyircisi ölüyü diriltiyor. Misal K. Tunceri, Engin... Beşiktaşa gelip de kötü oynayan bir oyun kurucu doğrusu ben hatırlamıyorum. Cücü'nün kariyerinin son yıllarında çok başarılı olacağını düşünüyorum. Engin'i kaptırdıktan sonra lider ve tecrübeli bir oyun kurucu aldılar. Bence çok da iyi bir iş yaptılar. Engin'i kaybetmeseler oyun kurucu rotasyonunu yerli oyuncularla tamamlamış olacaklardı.


Gelelim bu transferler içinde en flaş olanına. Engin bu sene Beşiktaşta yaptığı çıkış ile şu anda Türkiye'nin bence tartışmasız en iyi oyun kurucusu. Ancak bir şeyi unutmamak gerek. Beşiktaş seyircisinin oyuncunun performansı üzerindeki olumlu etkisi. EL'de oynamak istediği için Fener ile anlaşmış. Sorumluluk aldığında çok iyi işler yapıyor. Umarım Beşiktaşta aldığı süreleri Fener'de de alabilir. Spahija ile iyi anlaşacağını tahmin ediyorum. Coachable olarak tabir edilen oyunculardan. Ukic ile iyi ikili olacaklardır.